|
|
|
|
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBESİÇAĞDAŞ İNŞAAT MÜHENDİSLERİ 2000 - 2002PROGRAM HEDEFLERİ
GENEL KURUL : 29 Ocak 2000, Cumartesi YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ODİTORYUMU
SEÇİMLER: 30 Ocak 2000, Pazar ŞİŞLİ KARAGÖZYAN İLKOKULU (Adliye Karşısı)
ANA SORUNLAR
YAPILACAK ÇALIŞMALAR ÇALIŞMALARDA BULUNMAK, BU YASALARA İLİŞKİN YÖNETMELİKLERİ DÜZENLEMEK, İZLEMEK, SONUÇ ALMAK. BUNUN İÇİN;
İŞBİRLİĞİ YAPMAK, SADECE ELEŞTİREN DEĞİL ÖNEREN VE BİR ARADA OLMANIN VE ÇALIŞMANIN YARARINA İNANAN, BİR ANLAYIŞ GELİŞTİRİLMELİDİR.
Bu Nedenle;
GİRİŞ 17 Ağustos Körfez Depremi ve 12 Kasım Düzce Depremi, bilimi ve doğayı yok varsaymanın bedelini ülkemize ve bölgemize çok ağır ödetti. Bu yıla kadar yaşadığımız onlarca depreme karşın, hiçbirşey yokmuş gibi ülkemizin deprem riskini geçiştirmeyi doğal bir alışkanlık haline getirmiş olan anlayışlarla, depreme karşı dayanıklı yapılar üretmenin olanaklı olmadığı bir kez daha kanıtlandı. Enkaz gündelik hayatımızın bir parçası oldu. Üç ay arayla yaşanan iki deprem, kurtarma ekiplerini enkazla bütünleştirdi. İstanbul’u korku kenti yapmamak adına, Marmara Denizi’ndeki fayların yerleriyle oynamak neredeyse doğallaştı. Biz biliyoruz ki, Marmara Denizi’nde bulunan fay nereden geçerse geçsin hiçbirşey farketmez. Bu fay üzerinde meydana gelen depremler İstanbul’la birlikte bütün bir Marmara kıyısında ağır yıkıma yol açmıştır. Olası bir depremin nerede, ne zaman olacağını oturup beklemek gerekmiyor. Marmara faylarının geçtiği yerlerle ilgili olarak ne kadar kesin bilgiye sahip olursak olalım veya bölgemizin depremselliğine ilişkin hangi bilgilere ulaşırsak ulaşalım, bize dayatılan rant egemenliğini kıramazsak, depreme dayanıklı yapı üretme konusundaki olumsuzlukları gidermemiz olanaklı olmayacak, yaşanan tablo tekrarlanacaktır. 17 Ağustos ve 12 Kasım Depremleri bilinmeyen bir sonuç yaratmadı. Doğa, kendisine karşı kural dışı davranılmasına bir kez daha acımadı. Alüvyonlu tarlaları, dere boylarını, heyelanlı ve dolgu alanlarını yapılaşmaya açanlarla, kaçak ve denetimsiz yapılara af getirenleri pahalı da olsa bir kez daha uyardı. Yapı üretim süreçlerinde önemli görevler üstlenmesi gereken meslektaşlarımızın, mühendislik ve deprem bilimine uygun önemli yapılar üretebildiklerini biliyoruz. Ülkemizin ve bölgemizin depremselliğini tartışmaya devam edelim. Ancak tartışmanın ana eksenini insanca yaşanabilecek, deprem güvencesi olan yapıları nasıl gerçekleştirebileceğimize kaydıralım. Tüm bunlara karşın rant ve yağma düzeninin esiri olmak istemeyen, mühendisliğin bilgi birikimini ve etiğini savunan, geleceğini bu onur üzerine kuran tüm meslektaşlarımızı bu tür yıkıntıların altında kalmamak için, ÇAĞDAŞ MÜHENDİSLERLE birlikte davranmaya çağırıyoruz.
AMAÇ Çağdaş İnşaat Mühendisleri olarak öngördüğümüz hedefleri önümüzdeki yıllara taşımayı amaçlamaktayız.Bunun için iki yıllık döneme ilişkin çalışmalarımızı dört ana başlıkta topluyoruz. Ancak bu hedeflere ulaşabilmenin;
Deprem riski yüksek bir kentte yaşıyoruz. Bu nedenle depreme dayanıklı yapıların üretilmesi sürecinde, Odamızın ve meslektaşlarımızın, sorumluluklarına uygun, yetkilerle donatılması gerekir. Yaşamın özgürleşmesi, aynı zamanda mesleğimizin de özgürleşmesi olarak düşünülmelidir. Özgürlüğün kuralsızlık ve denetimsizlik olmadığı bilinerek, deprem ve yapı kültürünün yerleşmesine ilişkin çalışmalar yapılacaktır. Ayrıca kamu kesiminde ve özel sektörde ücretli olarak çalışan meslektaşlarımızın, sendikalarda örgütlenmesinin sağlanması ve özlük haklarının kazanılması doğrultusunda gereken çalışmalar yapılacaktır. Mesleğimizin etik kuralının evrensel boyutta geliştirilmesi ve özenle uygulanması sağlanacaktır. Bunun için;
gibi meslek alanımızı ilgilendiren tüm yasaların çağdaş ve bilimsel ölçekte yeniden düzenlenmesine çalışılacaktır. Bu çalışmalarla birlikte;
doğrultusunda çalışmalar yapılacaktır.
17 Ağustos Körfez depremi ve 12 Kasım Düzce depremi, ülkemizdeki ve bölgemizdeki yapıların deprem güvencesi olmadığını acı da olsa göstermiştir. Bu nedenle olası bir İstanbul depremine hazırlıklı olmak ertelenemez bir görev olarak karşımızda duruyor. Bunun için;
Yukarıda sıraladığımız hedeflerin gerçekleşmesi için gerek duyulan mekansal düzenlemelerin yapılması gerekir. Yeni mekan olanaklarının edinilmesi, gerekli kadroların istihdamı ve eğitimi, teknik altyapı olanaklarının geliştirilmesi, Laboratuvar- arşiv- kütüphane olanaklarının arttırılması, internet olanaklarından azami ölçüde yararlanılması gerekmektedir. İnşaat Mühendislerinin mücadele alanı sadece mesleki ve özlük hakları ile sınırlı olmamalıdır. Bu bağlamda ülkemize dayatılan köhnemiş ve geri nükleer enerji santrallerine karşı olunmalı, uluslararası tahkimin yaptırımlarına boyun eğilmemelidir. Özelleştirme adı altında kamu mallarının yağmalanmasına karşı çıkılmalıdır. Yine ülkemizi çağdışı karanlığa yöneltmek ve dışa bağımlılığı arttırmak isteyen güçlere karşı; evrensel demokrasi, insan hakları, eşitlik, özgürlük, bağımsızlık, barış ve adalet değerleri için mücadele etmek temel görevimizdir. Çağdaşlık ilkelerimiz doğrultusunda ve üyelerimizin aktif katılımı ile Odamızın örgütlü gücü demokrasi mücadelesine yansıtılacaktır.
Mühendislik yeminimizin de temel vurgusu olan; İYİ BİR MÜHENDİS,İYİ BİR İNSAN OLABİLMEK doğrultusunda,inancı ve dünya görüşü ne olursa olsun, inşaat mühendislerini, ortak mücadele programımızı en geniş katılım ile desteklemeye çağırıyoruz.
ÇAĞDAŞ İNŞAAT MÜHENDİSLERİ Yönetim Kurulu Adayları
|
|
İletişim: demokratmuhendis@hotmail.com |